içinde

Engelleri anne ve abla sevgisiyle aştı

Kütahya´da doğuştan `Serebral palsi´ hastalığı nedeniyle yürümekte ve konuşmakta güçlük geçen Berra Akarsu (10), annesi Umahan ile ablası Tuana´nın desteğiyle hayata tutundu. Kızlarıyla kendisine yeni bir dünya yarattığını ifade eden Umahan Asal, “Büyük kızım Tuana bana destek oldu. Arkadaşım ve dert ortağım oldu. Benim yetemediğim yerde kızım destek oldu. İki kızım ve ben baş başa verdik ve hayata tutunduk” dedi

Kütahya´nın 75´inci Yıl Mahallesi´nde oturan Umahan Asal´ın 2 çocuğundan biri olan Berra Akarsu `serebral palsi´ hastalığıyla dünyaya geldi. Yürümekte ve konuşmakta güçlük çeken Berra´nın bir an olsun yanından ayrılmayan annesi Umahan Asal ise bu süreçte eşinden ayrılarak iki kızıyla hayata tutundu. Devletten aldığı engelli ve bakım aylığının yanı sıra evde yaptığı dikiş ve nakışları sosyal medya üzerinden satarak geçimini sağlayan Umahan Asal, zor günleri geride bırakarak Berra ile müzik dinleyip dans edebildikleri zamanlara kavuştuklarını söyledi.
‘BAMBAŞKA BİR HAYAT BENİ BEKLİYORMUŞ’
Serebral Palsi hastalığı nedeniyle kızı Berra´nın yürümekte ve konuşmakta güçlük çektiğini anlatan Asal, “Küçük kızım dünyaya geldiğinde bambaşka bir şeyler beni bekliyormuş. Hiç haberim yoktu. Hamilelik sürecinde doktorlarım bana fazla bilgi vermedi. Sonradan öğrendim. Yarık damakla dünyaya geldi. Anne sütü verememem benim için çok zor bir süreçti. Bunalıma girdim, ağladım, uzun süre hastanelerdeydik. Ama kendimi toparlamak zorundaydım. Ameliyat oluncaya kadar, uykusuz geceler geçirdik. Çünkü beslemesi zordu. Topluma girerken, çok zorluk çekiyordum. Onun yutma sesini duymak için kulağımı dayıyordum. Sonra 2 yaşında ameliyat oldu. Kızımla ilgili farklı şeyler vardı, çünkü gelişimi geriydi. Bunu sezebiliyordum. Doktora gittik, gelişim geriliği olduğunu ve rapor çıkartmam, heyete girmem gerektiğini söyledi. Asıl zor süreç o zaman başladı benim ve ailem için. Eşim de beklemiyordu ve kabullenmemiz çok zor oldu. Eşimle problemler yaşadık ve anlaşarak ayrıldık” dedi.

`KIZIMLA AYAKTA DURMALIYIM´ DEDİM
Eşinden ayrıldıktan sonra ailesinin yanında bir süre kalıp ayrı bir eve çıkarak iki kızıyla hayata tutunduklarını kaydeden Umahan Asal, “Kızımla artık ayakta durmalıyım dedim. Önce ailemin yanında kaldım. Daha sonra ayrı eve çıktım. Çok şükür, büyük kızım Tuana bana destek oldu. Arkadaşım ve dert ortağım oldu. Benim yetemediğim yerde kızım destek oldu. İki kızım ve ben baş başa verdik ve hayata tutunduk. Elimizden geldiği kadar, olduğu kadarıyla yaşamaya çalıştık. Bir keresinde kızım engelli olduğu için bizi sinemaya almadılar. Berra ses yapar ve diğer insanları rahatsız eder diye. Büyük kızım o gün çok üzülmüştü. Engelliyiz diye kendimizi hayattan soyutlamamalıyız. Biz topluma katılırsak, insanlar bizi kabullenir. Biz kendimizi kısıtlarsak insanlar da bizi kısıtlayacak. Dikkat çekici bakışlar üzerinizde olunca eve kapanabiliyorlar” diye konuştu.
‘KIZIM BANA ENGEL DEĞİL’
Berra, annesi ve ablasıyla yaşadığı evde müzik dinleyip dans etmeye başladı. Bu süreçte anne ve ablasının yüzünü güldüren Berra, hayata karşı engelleri de aile sevgisiyle aştı. Kızlarıyla evde eğlenmek için dans ettiklerini ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini anlatan Umahan Asal, “Berra müziği çok seviyor. Müzik kanalları açıp, müzik dinliyoruz. Yeri geliyor kızımla beraber oynuyoruz. Yeri geliyor dans ediyoruz. Berra´yı ben hiçbir zaman kısıtlamadım. Düğünlere gittim, eğlencelere gittim. Piste çıkıp dans ettim ve bunu diğer ailelere de öneriyorum. Çünkü gerçekten onlar bu duyguları hissediyor. Yanında olduğunu, utanılmadığını hissediyorlar. Sadece bizim gibiler bizi kabul edecek diye bir şey yok. Bizim normal arkadaşlarımız da olabilir. Bir annenin güçlü olması lazım. Kendisini bırakmaması lazım. Kızım bana engel değil. Elinden tutup çarşıya alışverişe gidebiliyorum. Diğer aileler de bunu yapmalı” dedi.

HOBİ OLARAK BAŞLADI, TİCARETE DÖKDÜ
Asal, devletten aldığı yardımların yanı sıra evinde dikiş ve nakış işleriyle uğraştığını belirterek şunları söyledi: “Devletin sağladığı bakım aylığı, engelli parasından yararlanıyorum. İyi ki bu döneme ve bu devlete denk gelmişim. Çünkü destek görüyorum. Devletin verdiği parayla kızıma daha iyi şekilde bakabiliyorum. Ona oyuncaklar ve eğitici şeyler alıyorum. Arta kalan zamanlarımda da dikiş nakış ile ilgileniyorum. Hobi olarak başladım. Sonra ticarete döktüm. Kendi çapımda dikiş nakışla ilgili bir şeyler yapıp kazancımı da geçimimi de sağlıyorum”